Diary of EZGİ

Posted on 16 Aralık 2007

0


 
Ezginin Günlüğü, komşunun çocuğundan ödünç istediğimiz Orta Atlas’ı anımsatır bana… Coğrafya ödevimize yardımcı olan o kitabın sayfalarındaki haritalarda, aradığımız dağı, dereyi ya da denizi bulmamız için bize rehber olan komşu sevgisidir, dostluktur… Elimizde pusula olmasa da, avcumuzda henüz soğumamış olan sıcağıdır yol gösteren, dağları deviren, denizleri aşıran…
 
Sanat eserleri şairi besler, büyütür… Bir resim, bir heykel ya da bir şarkı… Ezginin Günlüğü’nün dinlediğim her eseri yelkenlerime rüzgar oldu, gecenin karanlığında deniz feneri gibi yolumu aydınlattı… Şiirin kapı komşusu olan müziğin güler yüzlü komşusudur, Ezginin Günlüğü… Sokağımızı dolduran, genişleten şarkılar onun açık penceresinden taşmıştır… Beyaz perdeleri bir duvak gibi salınır rüzgarda… Eşiğinde de hep çamura, toza, toprağa bulaşmış, evi kirletmesin diye içeri alınmayan bir çocuk ayakkabısı vardır…
 
Ezginin Günlüğü’nün kapağı ne renktir, bilemem!.. Çünkü, bu günlük hiç kapanmamıştır, sürekli açıktır sayfaları… Şunu söyleyebilirim yalnızca; sayfalarından bir Asya, öteki Avrupa kıtasıdır… Tam ortasından da bir deniz akar, gider… Ezginin Günlüğü İSTANBUL, İstanbul EZGİNİN GÜNLÜĞÜdür… Bu yüzden, sayfaları çevirirken bakarsınız ki, yosun kokmaktadır parmaklarınız…
 
Neler dökülmez ki Ezginin Günlüğü’nden hayatımıza; kurutulmuş boynu bükük bir papatya, vapur dumanı, sevdiğimiz bir şairin fotoğrafı, tırnağımızla düzelttiğimiz yaldızlı çikolata kağıdı, o gün doğacak kız çocuğuna önerilen adı sevdiğimiz için sakladığımız bir saatli maarif takvimi yaprağı… Yani hisse senetlerine karşı, hissi senetler…
 
Dize gelmeyen şairlerin dizeleri dalga olur, alır götürür bizi güzel kıyılara… Ezginin Günlüğü’nü dinledikçe uçan halılar, define adasına, Alaattin’in sihirli lambasına, deniz kızlarına daha çok inanıyorum… Daha bir seviyorum Pal Sokağı’nın Çocukları’nı, Don Kişot’u, Şarlo’yu…
 
TEŞEKKÜR EDERİM EZGİNİN GÜNLÜĞÜ… BİRBİRİNDEN GÜZEL ŞARKILARIN İÇİN SANA TEŞEKKÜR EDERİM… SEN OLMASAYDIN HAYATIMIZDA PEK ÇOK ŞEY EKSİK KALACAKTI!
 
Sunay AKIN (bence de, bence de… BG)
 
Aşk bitti
Elimden sanki minik bir balık kayıp gitti
Aşk bitti
İçimden sanki bir şeyler kopup gitti
Aşk hiç biter mi
Hiç bir şey  olmamış gibi
Boşlukta kaybolup gider mi
Aşk hiç biter mi

Kalır adımızla
Bir sokak duvarında
Bir ağaç kabuğunda
Bir takvim kenarında
Kalır bir çiçekte
Bir defter arasında
Bir tırnak yarasında
Bir dolmuş sırasında
Kalır bir odada
Bir yastık oyasında
Bir mum ışığında
Bir yer yatağında
Aşk hiç biter mi

Kalır dilimizde
Yinelenen bir şarkıda
Bir okul çıkışında
Bir çocuk bakışında
Kalır  bir kitapta
Bir masal perisinde
Bir hasta odasında
Bir gece yarısında
Kalır bir durakta
Yırtık bir afişte
Buruk bir gülüşte
Dağılmış yürüyüşte
Aşk hiç biter mi

Kalır bir sokakta
Bir genel telefonda
Bir soru yanıtında
Bir komşu suratında
Kalır bir pazarda
Bir kahve kokusunda
Bir tavşan niyetinde
Bir çorap fiyatında
Kalır bir yosunda
Bir deniz kıyısında
Bir martı kanadında
Bir vapur bacasında
Aşk hiç biter mi