Kadın işte!

Posted on 24 Ekim 2009

0


Ademler…

Daha sade…

Daha basit…

Karmaşasız…

Net.

Kadın kısmına benzemez adam kısmı.

Kadına aklı ermez, evet ama ona kadın kısmısının aklı erer.

Gayet iyi erer hem de.

Fazlasıyla.

Dümdüzdür ademoğlu.

Kadına has çok renklilik…

Kadına has kıvraklık yoktur onlarda.

Kadına ait hallerin hiçbirine de sahip değil haliyle.

Bu yüzden…

Kadın kısmısı karşısındaki adamı satır satır okur ilk gördüğünde.

Duruşu…

Bakışları…

Daha öceki yazılarımda bahsettiğim bütün halleri ”erkek” sayfalarını açar kadının önüne.

Adam…

Nedir…

Ne değildir…

Kapasitesi.. .

Özel ve tüzel halleri…

Not verilecek durumları…

Biiir biir bir anında algılanır ”yüksek topuklu alıcı”lar tarafından.

Ademoğulları havva kızları kadar ince detaylarda boğulmazlar.

En basitinden düğün telaşı halleri mesela.

Gelinliğin seçimi, kuaför, fotoğrafçı, düğün salonu, vs. vs. sadece ”gelin” içindir.

Döşenecek evin seçimi, mobilyası, alınacaklar, takılacaklar, çeyiz kesinlikle kız anası ve oğlan anası tarafından belirlenir.

Babalar da taze damat da ”bir an önce bitsin” derdindeler sadece.

Böyle düşünmeleri de doğaları gereği, son derece normal.

Onlar sadece yapılacak masrafı karşılar, gerisini düşünmezler.

Düğünlerde görürsünüz bazen babalar çekilir bir köşeciğe ellerinde sigara dalgın dalgın dururlar.

Bu kadar karmaşayı anlayamadıkları için bir nevi sigara molası verirler kendilerine.

Adam kısmı, düşünür, plan yapar ve uygular sonra o konuyu kapatır zihninde.

Isıtıp ısıtıp tekrar gündemine almaz, kıskançlık ve hırslarının ucunu sivriltmez.

Adam kısmı, sahip olur, sahip çıkar, korur, kollar.

Bu kadarı yeter ona.

Okumuşu…

İyi okumuş olur.

Kariyer sahibi,

Mevki sahibidir.

Okumamışı…

Okuyamadıysa illa bir iş güç sahibi olur,

Kalmaz ortada.

”Adam” olup olmadığı ayrı mevzu.

Olan zaten olmuştur,

Olmayanı da olmaz daha.

Nasıl olursa olsun

Bir kadın kadar çetrefilli değildir hiçbiri.

Kadına bu yüzden akılları ermez.

Kadın…

Hayatı yoğuran,

Adam…

Hayatın içinde yoğrulandır.

Kadın eliyle şekil alır.

Bu yüzden…

Kadınlar erkekleri her haliyle ”kitap gibi” okur 🙂

 

Kadın…

Her hali var.

Her rengi var.

Anlayamazsın.

Aklın ermez.

Bakarsın…

Çok ciddi, yanına yanaşılmıyor.

Bakarsın…

Minicik bir çocuğun coşkusuyla karşında.

Bakarsın…

Soğuk.

Dokunuşların, öpücüklerin kafi gelmez buzunu çözdürmeye.

Bakarsın…

Alev alev volkan olmuş, nasıl yakar ateşinde anlayamazsın.

Soluk soluğa erir bitersin.

Bakarsın…

Hanım hanımcık, başı yerde.

Bakarsın…

Şuh kahkasınına esir etmiş adamı.

Bakarsın…

Aylardır berber yüzü görmemiş paspallıkta.

Bakarsın…

Tanıyamazsın, kamaşır gözlerin parıltısından.

Bakarsın…

Çaresiz, gözü yaşlı tükenmiş hayatın yüküyle.

Bakarsın…

Bir anda dikilmiş kaderinin önüne, tak demiş canına.

Şaşırma!

Kadın bu.

Su gibi.

Bazen derin derin usulcana akar yatağında.

Bazen değişir yatağını, girer başka kaba.

”O” aynı, değişmez.

Canı isterse değiştirir kabını.

Bazen bir erkek sebep olur buna.

Bazen aynada ona bakan bakışların derin hüznü.

Sen

Anlamazsın ama.

Aklın ermez.

Kıyısında dinlendiğin.. .

Kana kana serinlediğin. ..

İçinde keyiflendiğin. ..

Sakin akan suyun, o kadının nasıl birden değiştiğini çözemezsin.

Korkutur belki.

Korkarsın gerçekten de çağıldamaya başlamasından.

Alır götürür seni de hoyratça diye çekinirsin bu zamanda.

Bilirsin, suya gücü yetmez hiç kimsenin.

Kadına da yetmez.

Suyun içinden seni kimse çekip alamaz.

Kadının elinden de.

Su nasıl aynıysa…

Kadın da aynıdır.

Su nasıl değişmezse kapta.

Kadın da değişmez aslında.

Sadece…

Kadına dair hallerden bir başka halidir gördüğün.

Suya dair haller gibi hani.

Sükuneti…

Dinginliği…

Masumluğu…

Saflığı…

Teslimiyeti. ..

Hayatı…

Gücü…

Kudreti…

Asiliği…

Cesareti…

Hepsini içine alır kadın da.

Su gibi.

Hayat gibi.

Bu nedenle, şaşırma!

Korkma!

”Neden değişti?” deme!

Kadın bu 🙂

Kadın kısmı işte 🙂

Aklın ermez o kadarına 🙂