Doğruları ve yanlışlarıyla güzel evren

Posted on 28 Mayıs 2014

0


Robin Goodfellow tanısın tanımasın herkesi ama herkesi, evrendeki herkesi sever onları dostu bilirdi. Tüm dostluklar gibi de dostlarının aslında samimiyetsiz yalakalar olduğundan emindi. Sevmenin ve sevginin evrensel olduğunu bildiği için buna aldırış etmezdi. Tüm dostları tarafından herkesi dost bilmemesi konusunda uyarılır, bunun doğru bir şey olmadığı konusunda ise kendi ısrar ederdi.

“Zaten doğru, zaman ve mekana bağlıdır. İnsan öldürmenin yanlış bir şey olduğunu Maya’lara onların çağında anlatabilir misin Güneş’e kurban edilmek için yarışırlarken? Doğru değişken değil yanlış anlama şimdi. Doğru yok, çünkü yanlış da yok. Zaten ne vardı ki şu dünyada güzellikten ve sevgiden başka. Eğer ki gün olur zaman ya da mekan gibi bir sınırlama yapılacak olursa iki inatçı kardeş doğru ve yanlış çıkagelir üstünlük taslarlar akıllarınca. Sınır tanımaz olduğu sürece, evrenselliğe ulaşırdı her güzellik. Doğru mu yapıyorum yanlış mı diyerek heba etme, güzel gördüğün ne varsa koş peşinden, kapa gözünü aç gönlünü, kapa kulağını aç kalbini. Varman gereken yere tez olmasa da varırsın, maksat o güzelim yolu boşa harcamayasın. Unutma bunu çocuk. Yaz bir kenara.”

Masada oturan Puck kaldırdı kafasını, ihtiyarın kendine söylediğini anladı. O konuşurken okuduğu şiirin en altına not aldı, unutmamak için. “Yaaaaz bir ke-na-ra”

The Line of Beauty

When mountains crumble and rivers all run dry,
When every flower has fallen and summer fails
To come again, when the sun’s splendour pales,
And earth with lagging footsteps seems well-nigh
Spent in her annual circuit through the sky;
When love is a quenched flame, and nought avails
To save decrepit man, who feebly wails
And lies down lost in the great grave to die;
What is eternal? What escapes decay?
A certain faultless, matchless, deathless line
Curving consummate. Death, Eternity,
Add nought to it, from it take naught away;
‘Twas all God’s gift and all man’s mastery,
God become human, and man grown divine.