Davetli misafir

Posted on 04 Haziran 2014

0


Ölümü çağırıyordu elleri, mezar taşının dibinde, en çok ağlayacağım diye korkuyorum dedi. Ağlamanın bebekler için en doğal, çocuklar için kabul edilebilir, büyükler içinse en korkulan şey olduğunu ilk o gün anladım. Bu yüzden de ben tanıdığım insanlar içinde en cesur insanım çünkü asla korkmadım. Topluluk içinde konuşmaya korkar kimi, konuşurum da insan içinde şarkı söyleyemem der bazısı, bense tam tersi en güzel kalabalıkta ağlarım, ağlayamana da acırım. Gözyaşı tuzludur, gözden aşağı kayıp dökülmedikçe dışarı, içerde kalbe doğru akar, kalp paslanır, kan kirlenir, sonra da o adamdan artım hayır gelmez. Gacur gucur sesler, anlamsız uğultular gelir de kimse derdini anlamaz. Belli bir süre sonra lafını kimselere dinletemez. Sonra sessizliğe bürünürler köşelerine çekilip sanki hiçbir tasaları yokmuş gibi, yemeye, içmeye, gezmeye ve gülmeye devam ederler. Leyleğin laklakla geçirdiği ömrü bunlar da kahkaha ile tüketirler. Son durağa yaklaştıklarında bile ölümden değil ağlamaktan korkarlar.