Garip olan hayat değil aslında

Posted on 05 Eylül 2014

0


Gözlerini açtı pipa çalan kadının gözlerindeki ışığı gördü. Işığı takip etti başıyla yukarıya doğru, İsa göğe yükseliyordu, ben de mi göğe yükseliyorum diye meraklandı. Sonra anladı ki diğer kadın gaydasıyla okyanuslar arası köprüden geçirdi onu, Amerika’daydı…..

Gözlerini yumdu, ney üflendiğine ve de bir kilise de kocaman bir org dinlediğine yemin etti, tekrar gözlerini açtı ortada sadece telli bir müzik aleti vardı ve ney sesi çıkarıyordu, üflemeli diğer alet ise org sesi. Sahnede bir müzik aleti varsa, konserin sonuna kadar mutlaka bir kez çalınır kuralının dışında insanın kendini çaldığına tanık oldu, hem de bu seferki siyah değil beyazdı. İnsan mı neydi, ney mi insan olmuştu, kafası karıştı…

Aşklıktan yoksunların ortasında mı kaldım diye içlenirken derinlere daldı, ağıtların ağlatmadan dinlenebilen yegane muhteşemlikte şeyler olabileceği fısıldandı. O gece çölde uyudu, sabah uyandığında kalan hayatına Farsça devam etmek istiyordu.